HMK m. 447/1'in bir sonucu olarak basit yargılama usulüne tabi olan bir iş davasında, davalı vekili süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş ancak daha sonraki bir aşamada zamanaşımı defini ileri sürmek istemiştir. Bu definin geçerli olabilmesi için hangi şartın gerçekleşmesi gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #274261

Basit yargılama usulünde, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı cevap dilekçesinin verilmesiyle başlar (HMK m. 319). Zamanaşımı defi de bir savunma aracı olduğundan kural olarak cevap dilekçesiyle ileri sürülmelidir. Süresinde cevap dilekçesi verilmemesi veya verilip de içinde zamanaşımı definin yer almaması halinde, bu definin daha sonra ileri sürülebilmesi HMK m. 141/2'ye tabidir. Bu madde, 'Savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı, ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hâlleri dışında,' iddianın veya savunmanın genişletilemeyeceğini düzenler. Dolayısıyla, davalı vekilinin sonradan ileri sürdüğü zamanaşımı definin geçerli olabilmesi için davacı tarafın buna 'açıkça muvafakat etmesi' gerekir. Davacının sessiz kalması, 1086 sayılı HUMK döneminin aksine, muvafakat olarak yorumlanamaz. (Bakınız: YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas : 2017/5396)