HMK m. 447/1 uyarınca, diğer kanunların 'sözlü yargılama' usulüne atıf yaptığı hallerde HMK'nın 'basit yargılama' usulü hükümleri uygulanır. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7. maddesi sözlü yargılama usulünü öngörmekteydi. HMK'nın bu değişikliğinin, iş mahkemelerindeki yargılama sürecine (örneğin tahkikat ve hüküm aşamalarına) ilişkin temel etkisi nedir?
HMK'nın bu değişikliği, iş mahkemelerindeki yargılama usulünü önemli ölçüde standardize etmiştir. Sözlü yargılama usulü daha esnek ve daha az şekilciyken, HMK'daki basit yargılama usulü (m. 316-322) daha yapılandırılmıştır. Temel etkileri şunlardır: 1) Dava ve cevap dilekçeleri yazılıdır ve delillerin bu dilekçelerle sunulması esastır (HMK m. 317-318). 2) İddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı, cevap dilekçesinin verilmesiyle başlar (HMK m. 319). 3) Mahkeme, dosya üzerinden karar verebileceği haller dışında, tarafları duruşmaya davet eder ve en fazla bir kez daha yeni bir duruşma günü belirleyebilir (HMK m. 320). 4) Tahkikat tamamlandıktan sonra, mahkeme tarafların son beyanlarını alır ve kural olarak aynı duruşmada gerekçesiyle birlikte kararını tefhim eder (HMK m. 321). Bu durum, yargılamayı daha öngörülebilir ve düzenli bir yapıya kavuşturmuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/9-1438 E. sayılı kararı da iş mahkemelerinde basit yargılama usulünün uygulanacağını ve HMK m. 321'deki hüküm usulünün geçerli olduğunu teyit eder.