Boşanma davasında 'kusursuz veya daha fazla kusurlu' eşin boşanma davası açması durumunda, Yargıtay'ın 2. Hukuk Dairesi'nin 2017/346 sayılı kararı uyarınca davanın akıbeti nasıl belirlenir? Özellikle 'hakkın kötüye kullanılması' ve 'korunmaya değer yarar' kriterleri açısından açıklayınız.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2017/346 sayılı kararına göre, Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesi hükmü, tamamen kusurlu eşin de dava açabileceği ve yararına boşanma hükmü elde edebileceği biçiminde yorumlanamaz, zira bu, kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak elde edemeyeceği ilkesine aykırıdır. Davalının az da olsa kusuru yoksa dava reddedilmelidir. Ancak, istisnai olarak, az kusurlu eş boşanmaya karşı çıkarsa, bu halin 'hakkın kötüye kullanılması' niteliğinde olması ve 'eş ve çocuklar için korunmaya değer bir yararın kalmadığının' anlaşılması halinde boşanmaya karar verilebilir (TMK m.166/2). Bu karar, evlilik birliğinin temelden sarsılmasında tamamen kusurlu olan eşin davasının reddedilmesi gerektiğini, ancak istisnai durumlarda boşanmaya hükmedilebileceğini vurgular.