Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2015/17029 E., 2017/4256 K. sayılı kararında, 'özel hayatın gizliliğini ihlal' (TCK 134) ve 'verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' (TCK 136) suçlarında, sanığın 'azmettiren' olarak sorumluluğu nasıl değerlendirilmiştir? Ayrıca, ek savunma hakkı tanınmamasının ve lehe kanun uygulamasının önemi nedir?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2017/4256 K. sayılı kararına göre, sanığın arkadaşından mağdurun uygunsuz görüntülerini çekip göndermesini istemesi, arkadaşını özel görüntüleri hukuka aykırı olarak kaydetmeye ve ifşa etmeye azmettirme olarak değerlendirilmiştir (TCK 38/1 yollamasıyla TCK 134/1-1, 134/1-2 ve 134/2-1). İddianamede ilgili maddelerin talep edilmemesine rağmen ek savunma hakkı tanınmadan hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanmasıdır. TCK 136/1'deki ceza miktarının suç tarihinden sonra değişmesi nedeniyle, TCK 7/2 gereğince, suçun işlendiği zamandaki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanması ve lehe kanunun bir bütün halinde uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi de hukuka aykırıdır.