Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2015/4271 E., 2018/5749 K. sayılı kararında, iddianamede 'uyuşturucu madde ticareti yapma' suçundan dava açılmışken, 'uyuşturucu madde ithal etme' suçundan mahkumiyet hükmü kurulması CMK m.170 ve 255'e göre nasıl değerlendirilmiştir? Ayrıca, sanıkların suçuna iştirak ettiklerine ilişkin delil yetersizliği durumunda neye hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #273541

Yargıtay 10. Ceza Dairesi'ne göre, iddianamede sanıklar hakkında 'uyuşturucu madde ticareti yapma' suçu gösterilmesine rağmen, 'uyuşturucu madde ithal etme' suçundan usulüne uygun şekilde açılmış bir dava bulunmadığı ve bu konuda ayrıca iddianame düzenlenmeden ek savunma verilmek suretiyle sanıkların 'uyuşturucu madde ithal etme' suçundan mahkumiyetine karar verilemeyeceği CMK m.170 ve 255'e aykırıdır. Kararda, sanıkların suç konusu tabletleri ithal ettiklerine ya da ithal suçuna iştirak ettiklerine ilişkin yeterli delil bulunmadığı; sabit olan fiillerinin, 'uyuşturucu madde ticareti yapma' suçu olduğu dikkate alınarak TCK m.188/3 uyarınca cezalandırılmaları gerektiği belirtilmiştir. Bu durum, mahkemenin iddianame ile bağlılık ilkesine vurgu yapmaktadır.