Vergi mükellefiyeti tesisi işleminin iptali davasında, mükellefiyetin ilgilinin bilgisi veya rızası dışında re'sen tesis edilmesi durumunda, mükellefiyetin gerektirdiği yükümlülüklerin yerine getirilmesinin dava açma süresi üzerindeki etkisi nedir? Danıştay 4. Dairesi'nin 2014/4385 sayılı kararı ışığında açıklayınız.
Danıştay 4. Dairesi'nin 2014/4385 sayılı kararına göre, mükellefiyet tesisine ilişkin işlem, idarenin tek taraflı iradesiyle tesis edilen tek yanlı bir idari işlem niteliğinde olup, tesis edildiği andan itibaren muhataba bir takım vergisel yükümlülükler yüklemek suretiyle hukuki durumunda değişiklik yaratır. Bu itibarla, ilgilinin rızasına bağlı olmaksızın, tesis edildiği an itibarıyla kesin ve icrai bir işlem niteliğinde bulunan mükellefiyet tesisine ilişkin işlem üzerine, davacının mükellefiyetin gerektirdiği yükümlülükleri yerine getirmiş olmasının işleme kesinlik kazandırdığından söz etmeye olanak bulunmamaktadır. Mükellefiyet kaydı devam ettiği sürece, kişi her zaman idareye başvurarak işlem tesisini isteyebilir ve istemin reddi halinde İYUK m.10 kapsamında dava açabilir. Bu durum, menfaat ihlalinin devamlılığı ilkesiyle açıklanır.