TCK m.52/4'te yer alan 'Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde, geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.' hükmünün son cümlesindeki 'hapse çevrileceği' ihtarının, 2014 yılında 6545 sayılı Kanun'la İnfaz Kanunu m.106'da yapılan değişiklik sonrası hukuki geçerliliği nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #273417

TCK m.52/4'teki bu ihtar, 2014 yılında 6545 sayılı Kanun'la İnfaz Kanunu m.106/3'te yapılan değişiklik sonrası işlevini büyük ölçüde yitirmiştir ve doğrudan uygulanamaz hale gelmiştir. Yeni düzenlemeye göre, ödenmeyen adli para cezası 'doğrudan' hapse çevrilmemekte, öncelikle 'kamuya yararlı bir işte çalıştırma' tedbirine başvurulmaktadır. Hapis cezası, ancak bu tedbire de uyulmaması halinde gündeme gelen ikincil bir yaptırımdır. Bu nedenle, mahkemelerin TCK m.52/4'e dayanarak 'ödenmeyen cezanın doğrudan hapse çevrileceği' şeklinde ihtar yapması, güncel infaz rejimine aykırıdır ve Yargıtay kararlarında (örneğin Y6.CD - K:2018/1098, Y18.CD - K:2017/7324) 'infaz yetkisini kısıtlayıcı' bir hata olarak görülmektedir. Yargıtay genellikle bu hatayı, infaz savcılığının doğru uygulamayı yapacağı varsayımıyla, düzeltilebilir bir hata olarak değerlendirmekte ve hükmün bu kısımlarının çıkarılmasına karar vermektedir.