Bir öğretmen hakkında, 'öğrencileri dövdüğü, hakaret ettiği' gibi soyut ve genel iddialara dayanılarak, hangi öğrenciye, ne zaman ve nasıl bir fiilde bulunduğu somutlaştırılmadan disiplin cezası verilmesi, hangi ceza hukuku ilkesine aykırıdır? (Danıştay 12. Dairesi - Karar: 2016/408)
Bu durum, ceza hukukunun temel ilkelerinden olan 'suçların ve cezaların şahsiliği' ilkesine ve bu ilkenin disiplin hukukundaki yansıması olan 'eylemin kişiselleştirilmesi' zorunluluğuna aykırıdır. Danıştay 12. Dairesi'nin K.2016/408 sayılı kararında vurgulandığı gibi, cezaların ve suçların şahsiliği ilkesi, hangi fiilin kim tarafından, nerede, ne zaman ve nasıl işlendiğinin bilinmesini, ithama maruz kalan kişinin sorumluluğunun ne ölçüde olduğunun ortaya konulmasını zorunlu kılar. Soruşturma raporunda, 'öğrencileri dövdüğü' gibi genel ve soyut ifadelerle, belirli bir olaya ve kişiye bağlanmadan, istatistiki bilgilere dayanılarak ceza verilmesi, bu ilkeyi ihlal eder. Ayrıca, bu durum sanığın hangi somut eyleme karşı savunma yapacağını bilememesine neden olarak 'savunma hakkını' da imkansız hale getirir ve yargısal denetimi de olanaksız kılar. İdare, isnat ettiği fiilleri her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve yeterli delillerle ortaya koymak zorundadır.