Katma Değer Vergisi (KDV) gibi yansıtmalı vergilerde, vergiyi fiilen ödeyen ve mali yüküne katlanan nihai tüketici veya alıcı, verginin tarhına ilişkin işleme karşı iptal davası açabilir mi? Danıştay 4. Dairesi'nin 2013/3293 sayılı kararı, 'menfaat ihlali' ve 'mükellefiyet' kavramlarını bu bağlamda nasıl yorumlamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #273407

Evet, açabilir. KDV Kanunu'na göre verginin mükellefi, malı teslim eden veya hizmeti ifa eden satıcıdır. Ancak KDV, yapısı gereği yansıtmalı bir vergidir ve nihai yükü, malı veya hizmeti satın alan kişinin üzerinde kalır. Danıştay 4. Dairesi'nin K.2013/3293 sayılı kararında, bu durum 'menfaat ihlali' açısından değerlendirilmiştir. Karara göre, vergiyi fiilen ödeyen ve mamelekinden bir azalma meydana gelen alıcının, bu vergiyle ilgisinin olmadığını kabul etmek, hem mükellefiyet kavramıyla hem de İYUK m.2'deki 'menfaat ihlali halinde dava açma' ilkesiyle bağdaşmaz. Her ne kadar kanuni mükellef satıcı olsa da, verginin asıl yükünü taşıyan alıcının da bu işlem nedeniyle menfaati ihlal edilmektedir. Bu nedenle Danıştay, vergiyi fiilen ödeyen ve mali yüküne katlanan davacının, bu vergiye karşı dava açma ehliyetinin bulunduğuna karar vermiştir. Bu, menfaat kavramının şekli değil, maddi ve gerçek duruma göre yorumlanması gerektiğini gösteren önemli bir içtihattır.