Suça sürüklenen çocuğun, uyuşturucu madde ticareti suçunun ortaya çıkmasına 'hizmet ve yardım' eden beyanlarda bulunması halinde, TCK m.192/3'teki etkin pişmanlık hükmü ile TCK m.38/3'teki 'azmettireni açıklama' indiriminden hangisinin uygulanması tartışılmalıdır? Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin K: 2013/1938 sayılı kararında bu konuda nasıl bir yol gösterilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #273403

Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin K.2013/1938 sayılı kararında, suça sürüklenen çocuğun, kendiliğinden işlenen suçu aydınlatacak ve 'azmettirenleri' saptamaya yarayacak nitelikte beyanlarda bulunması halinde, TCK m.38/3'ün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği belirtilmiştir. Bu karardaki olayda, suça sürüklenen çocuk, hırsızlık suçunu belediye başkanının makam şoförünün kendilerini azmettirmesiyle işlediklerini itiraf etmiştir. Bu itiraf, faili belli olmayan bir durumda 'azmettirenin' ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu nedenle, mahkemenin TCK m.38/3'ü tartışması gerekirdi. Eğer olay bir uyuşturucu suçu olsaydı ve çocuk, azmettiren yerine 'diğer suç ortaklarını' veya 'uyuşturucunun saklandığı yeri' açıklasaydı, bu durumda TCK m.192/3'teki özel etkin pişmanlık hükmünün uygulanması tartışılacaktı. Dolayısıyla, hangi indirimin uygulanacağı, çocuğun verdiği bilginin içeriğine (azmettireni mi, suç ortağını mı, yoksa maddenin yerini mi açıkladığına) göre değişir. Karardaki olay hırsızlık olduğu için TCK m.38/3'e atıf yapılmıştır.