Boşanma davası dilekçesinde, davacı hem özel bir boşanma sebebine (örneğin zina) hem de genel boşanma sebebine (evlilik birliğinin sarsılması) dayanmışsa, mahkemenin izlemesi gereken yargılama yöntemi ne olmalıdır? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2017/8145 sayılı kararı bu konuda neyi emretmektedir?
Davacı, boşanma davasında hem özel hem de genel boşanma sebebine birlikte (terditli veya kümülatif olarak) dayanabilir. Bu durumda, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin K.2017/8145 sayılı ve yerleşik içtihatlarına göre, mahkemenin izlemesi gereken yöntem şudur: Mahkeme, öncelikle 'özel boşanma sebebinin' (örneğin zinanın) var olup olmadığını araştırmalı ve bu talep hakkında bir karar vermelidir. Çünkü özel boşanma sebeplerinin hukuki sonuçları (örneğin kusur dağılımı ve tazminat açısından) genel sebepten farklı olabilir. Eğer özel sebep ispatlanırsa, bu sebebe dayalı olarak boşanma kararı verilmelidir. Eğer özel sebep ispatlanamazsa veya dava hakkı düşmüşse, mahkeme bu talebi reddedip, ardından genel boşanma sebebine ilişkin iddiaları ve delilleri değerlendirerek bu talep hakkında ayrı bir karar vermelidir. Karara konu olayda mahkemenin, zina talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar vermeden, doğrudan genel sebebe dayanarak boşanma kararı vermesi, taleple bağlılık ilkesine aykırı bulunarak bozma nedeni sayılmıştır.