Boşanma davasında 'güven sarsıcı davranış' ne anlama gelir ve kusur dağılımında nasıl bir rol oynar? Bir kadının başka bir erkekle samimi fotoğraflar paylaşıp sık telefon görüşmeleri yapması ile buna tepki olarak erkeğin kadına fiziksel şiddet uygulaması olayında Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2016/157 sayılı kararına göre kusur dağılımı nasıl yapılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #273368

'Güven sarsıcı davranış', eşlerden birinin sadakat yükümlülüğüne aykırı, diğer eşin evlilik birliğine olan güvenini temelden sarsan tutum ve davranışlarıdır. Bu, zina boyutuna varmasa da, karşı cinsle flört, aşırı samimiyet, gizli görüşmeler gibi eylemleri kapsar. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun K.2016/157 sayılı kararında, davalı kadının başka bir erkekle samimi fotoğraflar paylaşması ve sık görüşmeler yapması 'güven sarsıcı davranış' olarak nitelendirilmiş ve kadına kusur olarak yüklenmiştir. Erkeğin ise bu davranışları öğrenmesi üzerine haksız tahrik altında eşine 'basit tıbbi müdahale ile giderilebilir' nitelikte fiziksel şiddet uygulaması da erkeğe kusur olarak yüklenmiştir. Ancak Kurul, kadının birden fazla ve süreklilik gösteren güven sarsıcı davranışlarının, erkeğin tek bir şiddet eylemine göre daha ağır olduğunu kabul ederek, boşanmaya neden olan olaylarda 'kadının daha ağır kusurlu' olduğuna karar vermiştir. Bu karar, fiziksel şiddetin hiçbir şekilde hoş görülemeyeceğini ancak kusur oranının belirlenmesinde olayların bir bütün olarak ve hangisinin diğerine tepki olarak geliştiğinin de değerlendirileceğini göstermektedir.