Eşlerden birinin 'küçük düşürücü bir suç' işlemesi, TMK m.163'e göre tek başına boşanma için yeterli midir? Bu sebebe dayanarak dava açılabilmesi için aranan ek koşul nedir? Dava açma hakkı bir süreye tabi midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #273354

Hayır, tek başına yeterli değildir. TMK m.163'e göre bu sebebe dayalı boşanma davası açılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir: 1. Eşlerden birinin küçük düşürücü (yüz kızartıcı) bir suç işlemesi. 2. Bu suç sebebiyle, diğer eş için onunla birlikte yaşamanın 'beklenemez' hale gelmesi. 'Birlikte yaşamanın beklenemez hale gelmesi' koşulu, hakimin takdirine bağlı sübjektif bir unsurdur. Hakim, işlenen suçun niteliği, toplumdaki yankıları, eşlerin sosyal çevresi ve evlilik birliğine etkilerini bir bütün olarak değerlendirerek, davacı eşin artık davalıyla birlikte yaşamasının kendisinden beklenip beklenemeyeceğine karar verir. Örneğin, Y2HD-K.2015/4947 kararında, on iki yaşındaki bir kız çocuğuna cinsel taciz suçunun, diğer eş için birlikte yaşamayı çekilmez kıldığı açık ve tartışmasız kabul edilmiştir. Bu boşanma sebebi, herhangi bir hak düşürücü süreye veya af ile sona erme durumuna tabi değildir. Dolayısıyla, bu koşullar var olduğu sürece 'her zaman' dava açılabilir. Eşin, suç işleyen diğer eşi affetmiş olması dahi dava hakkını ortadan kaldırmaz.