Bir kanun hükmünün emredici niteliği gereği, idarenin takdir yetkisi olmaksızın 'bağlı yetki' içinde tesis ettiği bir atama işlemi, iptal davasına konu edilebilir mi? Danıştay 2. Dairesi'nin 2015/8147 sayılı kararının bu konudaki yaklaşımı nedir?
Evet, edilebilir. İdarenin bir kanun hükmünü uygularken takdir yetkisinin olmaması ve bağlı yetki içinde hareket etmesi, bu uygulama sonucunda tesis ettiği işlemin idari davaya konu edilemeyeceği anlamına gelmez. Danıştay 2. Dairesi'nin K.2015/8147 sayılı kararında, 6528 sayılı Yasa'nın emredici hükmü uyarınca ilçe milli eğitim müdürü olan davacının 'Eğitim Uzmanı' olarak atanması işlemi incelenmiştir. İlk derece mahkemesi, işlemin kanun düzenlemesi ile sona erdiğini, idari davaya konu olabilecek bir işlem bulunmadığını belirterek davayı reddetmiştir. Ancak Danıştay, kanunun emredici hükmünü uygulamaya koyan ve bağlı yetki içinde tesis edilen bu atama işleminin, davacının hukuki statüsünü değiştiren, 'idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gerekli bir işlem' olduğuna karar vermiştir. Zira davacı, işlemin dayanağı olan yasal düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürmektedir. Bu nedenle, işlemin kendisi bir idari işlem niteliğindedir ve yargısal denetime tabidir. Mahkemenin davayı incelemeksizin reddetmesi hukuka aykırı bulunmuştur.