Normalde hazırlık işlemi niteliğinde olan ve tek başına iptal davasına konu edilemeyen vergi inceleme raporları, hangi durumlarda idari davaya konu olabilecek 'kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem' niteliği kazanır? Danıştay 4. Dairesi'nin 2011/2767 sayılı kararı bu konuda ne gibi bir ölçüt getirmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #273294

Kural olarak, vergi inceleme raporları tarh işlemine hazırlık niteliğinde olduğundan ve doğrudan bir hukuki sonuç doğurmadığından icrai nitelikte kabul edilmezler ve iptal davasına konu edilemezler. Ancak, Danıştay 4. Dairesi'nin K.2011/2767 sayılı kararında bu kurala bir istisna getirilmiştir. Karara göre, eğer bir vergi inceleme raporu, ilgilinin devreden zarar miktarını ve devam eden yıllara yaygın inşaat maliyetlerini değiştirerek sonraki dönemlerde tarh edilecek vergiyi 'doğrudan etkileyecek' nitelikteyse, bu rapor idari davaya konu olabilecek icrai bir işlem olarak kabul edilir. Çünkü vergi daireleri, bu raporun gereklerini yerine getirmekle yükümlüdür ve rapor, mükellefin hukuki durumunda tek taraflı ve kesin bir değişiklik yaratmaktadır. Dolayısıyla, raporun kendisi, gelecekteki vergilendirmeyi doğrudan şekillendirdiği için iptal davasına konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem niteliği kazanır.