Boşanma davasında 'haysiyetsiz hayat sürme' (TMK m.163) kavramını Yargıtay kararları ışığında bir örnekle açıklayınız.
Haysiyetsiz hayat sürme, basit bir ifadeyle namus, şeref ve itibar değerlerine aykırı bir yaşam tarzı benimseme ve ona göre yaşamını idame ettirme olarak açıklanabilir. Bu yaşam tarzının süreklilik arz eden bir yaşam tarzı olması gerekir. Yargıtay 2.HD-K.2011/23825 sayılı kararına göre, davalı kadının bir başka erkekle cep telefonu ile konuştuğu ve mesajlaştığı anlaşılsa da, bu eylem koca bakımından eşiyle birlikte yaşamayı çekilmez hale getirse de haysiyetsiz yaşam olarak kabul edilemez. Yargıtay, ayyaşlık, genelev işletmeciliği, jigololuk, kumarbazlık gibi sürekli ve alışkanlık haline gelmiş durumları haysiyetsiz hayat sürme olarak değerlendirebilir.