Türk Ceza Kanunu (TCK) 57. maddesi uyarınca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri kapsamında, sanığın 'eş müdafi' tarafından temsil edilmesi Yargıtay tarafından nasıl değerlendirilmektedir ve bu durum savunma hakkı açısından ne anlama gelir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #272558

TCK 57'deki güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ilişkin yargılamada, sanığın savunma hakkı büyük önem taşır. Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 26.01.2016 tarihli ve 2015/7385 E., 2016/885 K. sayılı kararı, 'Sanık ...'ün, hakkındaki hükmü kesinleşen ... ile arasında menfaat çatışması bulunduğu ve ayrı müdafiiler tarafından temsil edilmeleri gerektiği gözetilmeden sanık ... ve hükümlü ...'nın aynı müdafii tarafından temsil edilmeleri suretiyle savunma hakkının kısıtlanması'nı bozma nedeni saymıştır. Bu karar, aynı müdafiinin birden fazla sanığı temsil etmesi durumunda, sanıklar arasında menfaat çatışması bulunması halinde savunma hakkının kısıtlanacağını açıkça belirtir. Akıl hastası sanıklar özellikle savunmasız durumda olduklarından, menfaat çatışması riskinin titizlikle değerlendirilmesi ve her sanığın bağımsız ve etkin bir şekilde savunulmasının sağlanması adil yargılanma hakkının temel bir gereğidir. (TCK Madde 57; Yargıtay 17. Ceza Dairesi 26.01.2016, 2015/7385 E., 2016/885 K.)