Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bir kararında (2013/11-398 E. , 2014/259 K.) tartışılan 'dava zamanaşımı' nedeniyle verilen 'düşme' kararının hukuki niteliği ve bu karara karşı başvurulacak kanun yolu hususundaki uyuşmazlığı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #272543

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 13.05.2014 tarihli ve 2013/11-398 E., 2014/259 K. sayılı kararındaki uyuşmazlık, kesinleşmiş bir hüküm sonrası, hükmün kesinleşmesinden önce dava zamanaşımının gerçekleştiği iddiasıyla yerel mahkemece verilen 'kamu davasının ortadan kaldırılmasına (düşmesine)' ilişkin ek kararın, 5275 sayılı Kanun'un 98, 101. maddeleri uyarınca 'itiraz' kanun yoluna mı, yoksa CMK 223/8 ve 1412 sayılı CMUK 305. maddeleri uyarınca 'temyiz' kanun yoluna mı tabi olduğudur. Özel Daire, bu kararın infaza ilişkin olduğunu ve itiraza tabi olduğunu savunurken, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 'düşme' kararının CMK 223/8 uyarınca bir 'hüküm' niteliğinde olduğunu ve bu nedenle temyize tabi olması gerektiğini ileri sürmüştür. Genel Kurul çoğunluğu, bu kararın infaza ilişkin olduğunu ve itiraza tabi olduğunu kabul ederek, Özel Daire kararının isabetli olduğuna hükmetmiştir. Karşı oy ise, 'düşme' kararının bir hüküm olduğunu ve mahiyetinde değişiklik yaptığını, dolayısıyla temyize tabi olması gerektiğini savunmuştur. Bu karar, infaz aşamasındaki bazı kararların kanun yolunun belirlenmesi noktasında önemli bir tartışmayı yansıtmaktadır. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 13.05.2014, 2013/11-398 E., 2014/259 K.)