AİHM'in Taner Kılıç kararında, Sözleşme'nin 18. maddesinin bağımsız bir ihlal tespiti yapılmamasının temel gerekçesi nedir? Bu, 5. ve 10. maddelerin ihlallerinden nasıl farklılaşmaktadır?
AİHM, Taner Kılıç kararında, Sözleşme'nin 18. maddesinin ihlal edildiği iddiasını ayrıca incelemeye gerek görmemiştir (§ 168). Sözleşme'nin 18. maddesi, 'Anılan hak ve özgürlüklere bu Sözleşme hükümleri ile izin verilen kısıtlamalar öngörüldükleri amaç dışında uygulanamaz' hükmünü içerir. Bu madde, bir kısıtlamanın meşru bir amaç için getirilmiş gibi görünse de, asıl amacının Sözleşme tarafından izin verilmeyen bir amaç (örneğin siyasi muhalifleri susturmak gibi) olduğu durumlarda ihlal edilir. AİHM, 18. madde kapsamında ayrı bir ihlal tespiti için, 'Sözleşme dışı bir amaç için bir kısıtlama getirildiği' iddiasının davanın temel bir yönü olduğunu belirten özel koşulların bulunmasını şart koşar (Merabishvili v. Gürcistan, § 291). Taner Kılıç davasında, Mahkeme 5. ve 10. maddelerin ihlal edildiği sonucuna zaten varmıştır. Bu ihlallerin tespiti, başvurucunun özgürlüğünden yoksun bırakılmasının 'makul şüphe'ye dayanmadığı ve ifade özgürlüğüne yönelik müdahalenin 'kanunla öngörülmediği' gerekçesine dayanmıştır. Mahkeme, 18. madde kapsamındaki argümanların 5. ve 10. maddeler kapsamındaki argümanlarla esas itibarıyla aynı olduğunu ve başvurucunun STK yöneticisi/insan hakları savunucusu statüsünü 10. madde incelemesinde zaten yeterince dikkate aldığını belirterek, 18. maddenin davanın temel bir yönü olmadığına hükmetmiştir (§ 167-168). Dolayısıyla, 5. ve 10. madde ihlalleri, kısıtlamanın hukuka aykırılığına odaklanırken, 18. madde kısıtlamanın 'gizli amacına' odaklanır; bu durumda, hukuka aykırılık tespiti, gizli amaç tespiti ihtiyacını ortadan kaldırmıştır. (AİHM Taner Kılıç Kararı, B. No. 208/18, §§ 166-168)