AİHM'in Taner Kılıç kararında, Hükümetin 'mağdur statüsünün bulunmadığı' yönündeki itirazı Sözleşme'nin 10. maddesi şikayeti bağlamında neden reddedilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #272522

AİHM, Hükümet'in Taner Kılıç'ın Sözleşme'nin 10. maddesi kapsamındaki şikayetiyle ilgili mağdur statüsünün bulunmadığı yönündeki itirazını reddetmiştir. Hükümet, başvurucu aleyhine nihai bir mahkûmiyet kararı verilmediğini ve şikayet edilen tedbirlerin başvurucunun kamu yararına olan konularda görüş ifade etme niyetini 'caydırıcı etkisi' olduğuna dair kanıt olmadığını ileri sürmüştür. Ancak Mahkeme, başvurucunun bir sivil toplum kuruluşu yöneticisi ve insan hakları savunucusu olarak tutuklanmasının, ifade özgürlüğünü kullanmasına gerçek ve etkili bir kısıtlama anlamına geldiğini ve bu nedenle bir 'müdahale' teşkil ettiğini kabul etmiştir (§ 151). Mahkeme, henüz kesin olarak mahkum olmamış kişilerin dahi, belirli koşullarda (örneğin hassas bir alanda cezai kovuşturma tehdidi altında olmak veya gazetecilik çalışmaları nedeniyle tutuklanmak) ifade özgürlüğünün üzerinde caydırıcı bir etkiye sahip olduğu için mağdur statüsü kazandığını hatırlatmıştır (§ 144). İkinci iddianamede başvurucunun insan hakları faaliyetleriyle doğrudan ilgili olaylar nedeniyle suçlanması (§ 149-150) ve ulusal yargıçların müphem delillere dayanarak tutukluluğunu uzatması bu müdahalenin somut göstergeleridir. Bu nedenle, başvurucunun özgürlüğünden yoksun bırakılmasının ifade özgürlüğünü ihlal etmediği yönündeki Hükümet iddiası reddedilmiştir. (AİHM Taner Kılıç Kararı, B. No. 208/18, §§ 131-132, 144, 150-151)