AİHM Taner Kılıç kararında, olağanüstü halin (OHAL) Sözleşme'nin 15. maddesi uyarınca bildirilmiş derogasyonun, başvurucunun tutukluluğunun 'makul şüphe' kriterini karşılamaması ihlali üzerindeki etkisi nasıl değerlendirilmiştir?
AİHM, başvurucunun tutukluluğunun Sözleşme'nin 5 § 1 maddesindeki 'makul şüphe' kriterini karşılamadığına karar vermiştir (§ 116). Mahkeme, mevcut şikayetin dar anlamıyla, olağanüstü hal sırasında alınan bir tedbirle ilgili olmadığını gözlemlemiştir. Ulusal mahkemeler, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun OHAL sırasında değiştirilmeyen bir maddesi olan 100. maddesi uyarınca terör örgütüne üye olduğu iddiasıyla başvurucunun tutukluluk halinin devamına ve tutukluluğunun uzatılmasına karar vermiştir. Dolayısıyla, ilgili kişinin tutuklanmasına, olağanüstü hal ilanından önce yürürlükte olan ve halen geçerli olan mevzuata dayanılarak karar verilmiştir (Akgün, § 183). Bu koşullarda, söz konusu tedbir, durumun gerektirdiği katı tedbiri yerine getirmiş olarak kabul edilemez. Aksi bir sonuca varmak, özgürlükten yoksun bırakma önlemlerine yol açan şüphelerin inandırıcılığına ilişkin 5 § 1 (c) maddesinin asgari gerekliliklerini ortadan kaldıracaktır ve Sözleşme'nin 5. maddesinin amacını boşa çıkaracaktır (§ 115). Yani, OHAL'in varlığı, 'makul şüphe' kriterinin asgari gerekliliklerini ortadan kaldırmaz ve bu ihlali haklı göstermez. (AİHM Taner Kılıç Kararı, B. No. 208/18, §§ 115-116)