TCK Madde 57 (1) ve (2) fıkralarında öngörülen güvenlik tedbirlerinin süresi bakımından temel prensip nedir? Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin bu konudaki yorumunu açıklayınız.
TCK Madde 57 (1) fıkrası, akıl hastası olan kişi hakkında koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilmesini ve yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınmasını düzenler. TCK Madde 57 (2) fıkrası ise, sağlık kurulunca düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi üzerine infaz hâkimi kararıyla serbest bırakılabileceğini ifade eder. TCK 57'nin gerekçesi, bu güvenlik tedbiri açısından 'belli bir süre öngörülmüş değildir. Bu nedenle, güvenlik tedbiri, akıl hastasının toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalkmasına veya önemli ölçüde azalmasına kadar uygulanmaya devam edilecektir' der. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 22.05.2017 tarihli ve 2016/7352 E., 2017/4119 K. sayılı kararı bu prensibi pekiştirmiştir. Karar, tıbbi kontrol ve takip süresi zarfında ancak kişinin toplum açısından tehlikeliliğinin arttığının tespiti üzerine hakkında yeniden koruma ve tedavi amaçlı güvenlik tedbirine hükmedilebileceğini, tıbbi kontrol ve takip süresinin bitiminde kişinin şifa bulduğunun tespiti halinde hakkında yeniden tedbire hükmedilemeyeceğini belirtmiştir. Bu, tedbirin amacının tehlikelilik durumuna bağlı olduğunu ve şifa halinde sona ermesi gerektiğini vurgulamaktadır. (TCK Madde 57 (1), (2); TCK Madde 57 Gerekçesi; Yargıtay 16. Ceza Dairesi 22.05.2017, 2016/7352 E., 2017/4119 K.)