CMK Madde 309 uyarınca 'Kanun Yararına Bozma' yoluna başvurulabilmesi için kararın kesinleşmiş olması şartı nedir ve bu kuralın istisnaları var mıdır? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.
CMK Madde 309'da düzenlenen kanun yararına bozma, 'kesinleşmiş' olan veya temyiz edilmeden kesinleşen hükümlere karşı başvurulan olağanüstü bir kanun yoludur. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 06.11.2007 tarihli ve 2007/8613 E., 2007/8928 K. sayılı kararı, 'Henüz kesinleşmeyen kararın yasa yararına incelenmesi olanaksızdır' ilkesini benimsemiştir. Bu kuralın istisnası, kararın ilgililere tebliğ edilmemiş olması nedeniyle kesinleşmediği durumlardır. Örneğin, avukatların kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlarına karşı itiraz hakkı bulunan yakınan ve şüpheliye kararın tebliğ edilmemesi halinde, kararın henüz kesinleştiğinden söz edilemeyeceği ve bu nedenle kanun yararına bozmaya başvurulamayacağı belirtilmiştir. Bu durumda, tebligat eksikliğinin mahallinde giderilmesi gerektiği kararlaştırılmıştır. (CMK Madde 309; Yargıtay 4. Ceza Dairesi 06.11.2007, 2007/8613 E., 2007/8928 K.)