Yargıtay, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri (TCK 57) uygulanırken mahkemelerin yaptığı hataları nasıl değerlendirmektedir? Özellikle süresiz tedbirin önemi ve yargılama giderlerinden sorumluluk konusundaki yaklaşımını açıklayınız.
Yargıtay, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanırken mahkemelerin yaptığı çeşitli hatalara dikkat çekmektedir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 14.12.2017 tarihli ve 2014/16233 E., 2017/28108 K. sayılı kararı, TCK 57/2'ye aykırı şekilde '4 ve 6 ay süreyle güvenlik tedbiri uygulanmasına hükmedilmesi'ni bozma nedeni saymıştır. TCK 57'nin gerekçesi, 'belli bir süre öngörülmüş değildir. Bu nedenle, güvenlik tedbiri, akıl hastasının toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalkmasına veya önemli ölçüde azalmasına kadar uygulanmaya devam edilecektir' ilkesini benimser. Bu, tedbirin süresiz olması gerektiğini ve sürenin iyileşme durumuna göre infaz hakimi kararıyla belirlenmesi gerektiğini gösterir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 31.05.2017 tarihli ve 2015/30239 E., 2017/6897 K. sayılı kararı ise, CMK 325/1 maddesi uyarınca hakkında güvenlik tedbirine hükmedilen sanığın yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiğini göz önünde bulundurarak, bu hususun gözetilmemesini hukuka aykırı bulmuştur. (TCK Madde 57 (2), TCK Madde 57 Gerekçesi; Yargıtay 4. Ceza Dairesi 14.12.2017, 2014/16233 E., 2017/28108 K.; Yargıtay 18. Ceza Dairesi 31.05.2017, 2015/30239 E., 2017/6897 K.)