TCK Madde 57'de düzenlenen güvenlik tedbirine tabi tutulan akıl hastasının serbest bırakılma koşulları nelerdir ve bu süreçte hangi makamın kararı belirleyicidir? Ayrıca, tıbbi kontrol ve takibin önemi nedir?
TCK Madde 57 (2) uyarınca, hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmiş olan akıl hastası, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi üzerine infaz hâkimi kararıyla serbest bırakılabilir. Bu, ceza muhakemesindeki infaz hakimi'nin bu kararları vermeye yetkili olduğunu gösterir. TCK Madde 57 (3) ve (4) ise tıbbi kontrol ve takibin önemini vurgular: sağlık kurulu raporunda, akıl hastalığının ve işlenen fiilin niteliğine göre, güvenlik bakımından kişinin tıbbi kontrol ve takibinin gerekip gerekmediği, gerekiyor ise, bunun süre ve aralıkları belirtilir. Bu tıbbi kontrol ve takip, raporda gösterilen süre ve aralıklarla, Cumhuriyet savcılığınca kişilerin teknik donanımı ve yetkili uzmanı olan sağlık kuruluşuna gönderilmeleri ile sağlanır. Ayrıca, TCK Madde 57 (5) uyarınca, tıbbi kontrol ve takipte, kişinin akıl hastalığı itibarıyla toplum açısından tehlikeliliğinin arttığı anlaşıldığında, hazırlanan rapora dayanılarak, infaz hâkimliğince yeniden koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilebilir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 22.05.2017 tarihli kararı, tıbbi kontrol ve takip süresi zarfında ancak kişinin toplum açısından tehlikeliliğinin arttığının tespiti üzerine hakkında yeniden tedbire hükmedilebileceğini, şifa halinde yeniden tedbire hükmedilemeyeceğini belirtmiştir. (TCK Madde 57 (2), (3), (4), (5); Yargıtay 16. Ceza Dairesi 22.05.2017, 2016/7352 E., 2017/4119 K.)