CMK Madde 267'de düzenlenen 'itiraz' kanun yolu ile 'temyiz' kanun yolu arasındaki temel farklar nelerdir? Yargıtay'ın 'itiraz'ın incelenme kapsamına ilişkin yaklaşımını bir Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı ışığında açıklayınız.
CMK Madde 267'ye göre 'itiraz', hâkim kararları ile kanunun açıkça gösterdiği hâllerde mahkeme kararlarına karşı gidilebilecek bir yoldur. Temyiz ise kural olarak mahkemelerin davanın esasını çözen 'hüküm' niteliğindeki son kararlarına karşı başvurulan olağan bir kanun yoludur (CMK 223. madde). Temel farklılık, itirazın genellikle hakim kararlarına veya kanunda açıkça belirtilen istisnai mahkeme kararlarına özgü olmasıdır, temyiz ise hükümlerin denetimi içindir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22/01/2013 tarih ve 2012/10-534 esas, 2013/15 sayılı kararı, itiraz merciinin inceleme kapsamını netleştirmiştir. Bu karara göre, itiraz mercii, incelemesini sadece şekli olarak değil, 'hem maddi olay hem de hukuki yönden' yapmalıdır. Gerekirse Cumhuriyet savcısı, müdafi veya vekilini dinleyebilir, yazı ile cevap isteyebilir ve kendi araştırma ve incelemesini yapabilir veya yapılmasını sağlayabilir. Bu durum, itirazın sadece usuli eksikliklerle sınırlı kalmayıp, kararın esasına da etki edebilecek maddi ve hukuki uygunluğun denetimini kapsadığını göstermektedir. (CMK Madde 267, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 22/01/2013, 2012/10-534 E., 2013/15 K.; Yargıtay 4. CD 2017/20442)