AİHM Taner Kılıç kararında, Sözleşme'nin 5. maddesi § 1 (c) ve 10. maddelerinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Mahkeme, bu ihlallerin tespiti için 'her türlü makul şüphenin ötesinde kanıt' (proof beyond a reasonable doubt) standardını mı uygulamıştır?
Hayır, bu standardı uygulamamıştır. 'Her türlü makul şüphenin ötesinde kanıt' standardı, ulusal ceza mahkemelerinin bir kişiyi suçlu bulmak için aradığı ispat standardıdır. AİHM, Sözleşme ihlallerini tespit ederken bu ceza hukuku standardını uygulamaz. AİHM'in kendi ispat standardı, olguların 'her türlü makul şüphenin ötesinde' kanıtlanmasıdır, ancak bu, bir suçun ispatı değil, bir 'Sözleşme ihlalinin' varlığının ispatıdır. Taner Kılıç davasında Mahkeme, başvurucunun tutukluluğunun 'makul şüpheye' dayanıp dayanmadığını incelerken, kendisi bir suçluluk veya masumiyet kararı vermemektedir. Sadece, tutuklama anında mevcut olan delillerin, Sözleşme'nin 5. maddesinin gerektirdiği asgari şüphe standardını karşılayıp karşılamadığını değerlendirmektedir. Bu değerlendirme, ceza mahkemesinin yaptığı suçluluk değerlendirmesinden farklı bir hukuki denetimdir.