AİHM Taner Kılıç kararında, başvurucunun tutuklanmasına gerekçe olarak gösterilen delillerden biri, kızlarının FETÖ/PDY tarafından yönetildiği iddia edilen ve KHK ile kapatılan okullara gitmesiydi (§ 9). AİHM bu delili neden makul şüphe için yetersiz bulmuştur?
AİHM, bu delili iki temel nedenle yetersiz bulmuştur: 1) Kanunilik İlkesi: Başvurucunun çocuklarının bu okullara gittiği dönemde, bu okullar Milli Eğitim Bakanlığı'nın izniyle faaliyet gösteren yasal kurumlardı. Sonradan bir KHK ile kapatılmış olmaları, geçmişteki yasal bir eylemi geriye dönük olarak suç haline getirmez. Bir eylemin suç şüphesi oluşturabilmesi için, işlendiği sırada hukuka aykırı olması veya bu yönde bir belirti taşıması gerekir. 2) Bireyselleştirme ve Niyet: AİHM, ebeveynlerin çocukları için okul seçerken eğitim kalitesi, eve yakınlık gibi birçok farklı nedeninin olabileceğini kabul eder. Başvurucunun, çocuklarını bu okullara örgütsel bir amaçla, bir terör örgütünü desteklemek niyetiyle gönderdiğine dair somut, bireyselleştirilmiş hiçbir delil sunulmamıştır. Bu nedenle, bu eylem de tek başına makul şüphe oluşturmaktan uzak, yasal bir faaliyet olarak görülmüştür.