AİHM Taner Kılıç kararında, başvurucunun tutuklanmasına gerekçe olarak 'suçların niteliği' ve bu suçların 'katalog suçlar' arasında yer alması gösterilmiştir. Bu gerekçe, Sözleşme'nin 5. maddesi § 1 (c) standardını karşılamak için neden tek başına yetersizdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #272462

Bu gerekçe tek başına yetersizdir çünkü Sözleşme'nin 5. maddesi § 1 (c), tutuklamanın 'kişinin bir suç işlediğine dair makul bir şüphe' üzerine kurulu olmasını gerektirir. Bu şüphe, soyut suç kategorilerine değil, kişinin bireysel eylemlerine ilişkin somut olgulara dayanmalıdır. Bir suçun kanunda 'ağır' veya 'katalog suç' olarak tanımlanması, o suçu işlediğinden şüphelenilen herkesin otomatik olarak tutuklanmasını meşru kılmaz. Bu, masumiyet karinesini ve özgürlük hakkının esas olması ilkesini zedeler. AİHM'e göre, suçun niteliği, ancak makul şüphe somut delillerle ortaya konulduktan sonra, tutukluluğun devamı için ileri sürülebilecek diğer gerekçelerin (kaçma, kamu düzenini bozma riski gibi) değerlendirilmesinde bir faktör olabilir. Tek başına bir tutuklama nedeni olamaz.