Bir hukuk davasında, mahkeme HMK m. 140/5 uyarınca delillerin sunulması için iki haftalık kesin süre vermiştir. Davacı, bu süre içinde sunduğu tanık listesinde bir tanığın adresini yanlış bildirmiş ve bu nedenle tanığa tebligat yapılamamıştır. Mahkeme, davacıya yeni adres bildirmesi için ek süre vermek zorunda mıdır?
Bu durum hakimin takdirindedir. Kesin sürenin amacı, delillerin bildirilmesidir. Davacı, tanığın ismini süre içinde bildirerek delilini ileri sürmüş, ancak tebligat adresindeki bir eksiklik nedeniyle delilin toplanması işlemi akamete uğramıştır. Bu, delilin hiç sunulmaması gibi ağır bir durum değildir. HMK m. 31'deki hakimin davayı aydınlatma ödevi ve dürüstlük kuralı çerçevesinde, hakim, yargılamayı geciktirme amacı taşımadığı kanaatine varırsa, davacıya doğru adresi bildirmesi veya tanığı bir sonraki celse hazır etmesi için makul bir süre verebilir. Ancak, davacının bu konuda kötü niyetli davrandığı veya yargılamayı kasten uzattığı kanısı oluşursa, ek süre vermeyerek o tanığın dinlenmesinden vazgeçildiğine de karar verebilir.