Bir davacı, ıslah yoluyla (HMK m. 176) dava dilekçesindeki talebini artırmıştır. Mahkeme, bu ıslah dilekçesinin, mahkemece verilen iki haftalık kesin süreden sonra sunulduğu gerekçesiyle ıslahı geçersiz saymıştır. Bu karar hukuka uygun mudur?
Bu karar, tek başına bu gerekçeyle hukuka uygun değildir. Islah, HMK m. 177 uyarınca, 'tahkikatın sona ermesine kadar' yapılabilen tek taraflı bir usul işlemidir. Kanun, ıslah için belirli bir 'kesin süre' öngörmemiştir; tek sınır tahkikatın bitimidir. Mahkemenin, kanunda öngörülmeyen bir konuda, ıslah hakkının kullanılması için kendiliğinden bir 'kesin süre' yaratması ve bu süreye uymamanın hakkı ortadan kaldıracağı şeklinde bir sonuç bağlaması, kanunun amir hükmüne aykırıdır. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2018/7752 sayılı kararında da, mahkemenin bu şekilde ıslah işlemini geçersiz sayması, gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturduğu ve usule aykırı olduğu için bozma nedeni yapılmıştır (Yargıtay 13. HD, E. 2015/43240, K. 2018/7752).