AİHM Taner Kılıç kararında, Hükümetin, derogasyon bildiriminin bir sonucu olarak, Cumhuriyet Savcısının mütalaasının başvurucuya bildirilmemesinin haklı olduğu savunmasına (§ 77) karşı Mahkeme nasıl bir yaklaşım sergilemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #272442

AİHM, Hükümetin bu savunmasını kabul etmemiştir. Mahkeme, somut olayı incelediğinde, 2 Kasım 2017 tarihli incelemede Cumhuriyet Savcısının, başvurucuya tebliğ edilmemiş olan mütalaasında, kendisinden savunma yapmasını gerektirecek 'herhangi bir yeni olgudan' bahsetmediğini tespit etmiştir. Ayrıca, başvurucunun da, savcının görüşüne cevaben sunabileceği yeni bir bilgi olduğunu iddia etmediğini belirtmiştir. Dolayısıyla, mütalaanın tebliğ edilmemesi, somut olayda başvurucunun savunma hakkı üzerinde pratik bir olumsuz etki yaratmamıştır. Bu nedenle AİHM, bu şikayeti, derogasyonun haklı kılıp kılmadığı tartışmasına girmeye gerek görmeden, 'açıkça dayanaktan yoksun' bularak reddetmiştir. Bu, Mahkemenin her usuli hatayı otomatik olarak ihlal saymadığını, hatanın somut etkisini de değerlendirdiğini gösterir (AİHM Taner Kılıç Kararı, § 79).