TCK m. 57 uyarınca akıl hastası sanık hakkında güvenlik tedbirine hükmedilebilmesi için, sanığın eylemi ile akıl hastalığı arasında bir nedensellik (illiyet) bağı bulunması zorunlu mudur?
Kanun metni (TCK m. 32/1) 'Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin...' şeklinde bir ifade kullandığı için, hastalık ile fiilin işlenmesi sırasında irade yeteneğinin etkilenmesi arasında bir ilişki olması gerekir. Ancak Yargıtay, bu ilişkiyi katı bir nedensellik bağı olarak yorumlamamaktadır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2017/3815 sayılı kararında, mahkemenin 'eylemle bağlantı kurulamadığı' gerekçesiyle raporu dikkate almamasını hatalı bulması, bunun bir göstergesidir. Önemli olan, kişinin fiili işlediği 'sırada' akıl hastası olması ve bu hastalığın genel olarak algılama veya irade yeteneğini kanunda belirtilen derecede etkilemesidir. Hastalığın spesifik olarak o fiili işlemeye 'neden olduğunu' ayrıca ispatlamak gerekmez. Ağır bir akıl hastalığının varlığı, kural olarak kişinin irade yeteneğini genel olarak etkilediğinin bir karinesi olarak kabul edilir.