AİHM Taner Kılıç kararında, ilk derece mahkemesinin 3 Temmuz 2020 tarihli mahkumiyet hükmünü 'bire karşı iki oyla' verdiği belirtilmiştir. Bu durumun AİHM'in değerlendirmesi üzerindeki etkisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #272423

Bu durum, AİHM'in, ulusal mahkemenin kararının sağlamlığı ve ikna ediciliği konusundaki şüphelerini pekiştiren bir unsurdur. Bir kararın oybirliği yerine oyçokluğu ile alınmış olması ve özellikle muhalif üyenin, AİHM'in daha sonra tespit edeceği ihlallerle paralellik gösteren güçlü gerekçeler sunması, çoğunluk kararının hukuki temelinin zayıf olduğunun bir göstergesi olarak kabul edilebilir. AİHM, bir kararın oybirliğiyle mi yoksa oyçokluğuyla mı alındığına bakarak otomatik bir sonuca varmaz, ancak muhalif görüşün içeriği ve gerekçeleri, çoğunluk kararının keyfiliğini veya makul dayanaktan yoksunluğunu ortaya koymada önemli bir rol oynayabilir. Taner Kılıç davasında, muhalif oyun varlığı, AİHM'in 'makul şüphe' yokluğu ve delillerin yetersizliği yönündeki kendi değerlendirmesini destekleyen bir iç hukuk unsuru olmuştur (§ 46).