AİHM Taner Kılıç kararında, mahkumiyet kararında dayanılan delillerden biri, başvurucunun telefonunda bulunan 'FETÖ/PDY liderinin, örgüt üyelerinin çaresiz kaldıklarında yalan söyleyebileceklerini veya iftira atabileceklerini söylediği 41 saniyelik bir video'ydu (§ 46). AİHM'in genel ilkeleri ışığında, bir kişinin telefonunda bu tür bir içeriğin bulunması tek başına suç delili sayılabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #272419

AİHM'in genel ilkeleri ışığında, tek başına bu durum bir suç delili sayılamaz. AİHM, bu tür delilleri değerlendirirken şu hususları dikkate alır: 1) İçeriğin kişiye nasıl ulaştığı (kendisi mi indirdi, bir mesajla mı geldi?), 2) Kişinin bu içerikle ne yaptığı (izledi mi, paylaştı mı, sakladı mı?), 3) İçeriğin saklanmasının veya bulundurulmasının ardında yatan niyet (örgütsel bir amaç mı, haber merakı mı, yoksa sadece silinmemiş bir dosya mı?). Taner Kılıç davasında, T.K.P. tarafından hazırlanan 21 Ocak 2020 tarihli rapor, videonun bir mesaj eki olarak geldiğini ve başvurucunun sadece ilk on saniyesini izlediğini ortaya koymuştur (§ 44). Bu durum, videonun örgütsel bir amaçla, bilerek ve isteyerek telefonda bulundurulduğuna dair şüpheyi ciddi şekilde zayıflatır. AİHM, eylemin arkasındaki manevi unsur (kast) kanıtlanmadıkça, bu tür bir 'bulundurma' eylemini suçla ilişkilendirmekten kaçınır.