AİHM Taner Kılıç kararında, başvurucunun bir insan hakları savunucusu olarak tutuklanmasının, ifade özgürlüğü üzerinde bir 'caydırıcı etki' (chilling effect) yarattığına işaret edilmiştir. Bu kavramın AİHM içtihadındaki anlamı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #272415

'Caydırıcı etki' (chilling effect), AİHM içtihadında, devletin bir eyleminin (soruşturma, dava, tutuklama gibi) sadece o eyleme maruz kalan kişiyi değil, aynı zamanda toplumun diğer üyelerini de (özellikle gazeteciler, aktivistler, muhalifler gibi) benzer faaliyetlerde bulunmaktan veya görüşlerini açıklamaktan caydırması, korkutması ve otosansüre yöneltmesi anlamına gelir. Yani, müdahalenin etkisi bireysel olmaktan çıkıp toplumsal bir boyut kazanır. Taner Kılıç davasında, Uluslararası Af Örgütü gibi tanınmış bir STK'nın yöneticisinin, insan hakları faaliyetleriyle ilişkilendirilerek terör suçlamasıyla tutuklanması, diğer insan hakları savunucuları ve sivil toplum aktivistleri üzerinde, 'aynı şey bizim de başımıza gelebilir' korkusu yaratarak, onların da meşru faaliyetlerini yürütmekten çekinmelerine neden olma potansiyeli taşır. AİHM, bu tür bir caydırıcı etkiyi, demokratik bir toplumda ifade ve örgütlenme özgürlüklerine yönelik ciddi bir tehdit olarak görür (§ 134, 139).