Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2017/484 sayılı kararında, hırsızlık suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası alan ve cezası açık cezaevinde infaz edilen hükümlünün, kurum görevlilerine hakaret etmesi nedeniyle disiplin cezası alması üzerine kapalı cezaevine iadesi kararı onanmıştır. Bu karar, "doğrudan açığa gönderilenlerin iade edilemeyeceği" yönündeki diğer kararlarla nasıl bir çelişki veya farklılık arz etmektedir?
Bu karar, Yargıtay'ın konuya ilişkin farklı yaklaşımlarını göstermektedir. Doğrudan açığa gönderilen ve adli para cezasından çevrilme hapis cezasını çeken hükümlünün firarı üzerine verilen bazı kararlarda (örn. 2017/1454), "iade" kelimesinin ancak daha önce kapalıdan gelmiş olanlar için geçerli olacağı ve kıyas yasağı gereği kapalıya gönderilemeyeceği belirtilmiştir. Ancak 2017/484 sayılı kararda, hükümlünün aldığı ceza (hırsızlıktan 2 yıl 6 ay) TCK m. 14(2) kapsamında doğrudan açığa gönderilmesini gerektiren bir cezadır. Bu hükümlünün, kurumda işlediği bir disiplin suçu (kınama dışında bir ceza) nedeniyle kapalıya iadesi onanmıştır. Bu durum, Yargıtay'ın, firar gibi eylemlerde tereddüt yaşasa da, kurum içinde işlenen ve İnfaz Kanunu m. 14(5)'te açıkça iade sebebi sayılan "kınamadan başka bir disiplin cezası alma" durumunda, hükümlünün açığa nasıl geldiğine bakmaksızın kapalıya iadeyi hukuka uygun bulduğunu göstermektedir. Bu, firar eyleminin de en ağır disiplin cezası olması nedeniyle aynı mantıkla değerlendirilmesi gerektiği argümanını güçlendirir.