CMK m. 271/1 uyarınca itiraz incelemesi kural olarak duruşmasız yapılır. Ancak merci, gerekli görürse tarafları dinleyebilir. Yargıtay, itirazın hem maddi hem hukuki yönden incelenmesi gerektiğini belirtmektedir (YCGK, 2013/15 K.). Bu iki ilke bir arada düşünüldüğünde, merciin hangi durumlarda duruşma açması veya tarafları dinlemesi 'gerekli' hale gelir?
Merciin duruşma açması veya tarafları dinlemesi şu durumlarda 'gerekli' hale gelebilir: 1) Çelişkili Delillerin Varlığı: Dosyadaki delillerin (örneğin tanık beyanları, raporlar) birbiriyle çeliştiği ve bu çelişkinin sadece dosya üzerinden giderilemeyeceği durumlarda. 2) Suç Vasfının Tartışmalı Olması: İtirazın, eylemin hukuki nitelendirmesine (suç vasfına) ilişkin olduğu ve bu konuda tarafların hukuki argümanlarının dinlenmesinin uyuşmazlığı aydınlatacağı durumlarda. 3) Yeni Olguların Ortaya Çıkması: İtiraz dilekçesinde, dosyada daha önce bulunmayan ve kararı etkileyebilecek yeni ve önemli bir olgunun ileri sürüldüğü durumlarda. 4) Kararın Kişinin Özgürlüğü Üzerinde Ağır Etkileri Olması: Özellikle tutuklama gibi temel hak ve özgürlükleri derinden etkileyen kararlara karşı yapılan itirazlarda, adil yargılanma hakkının bir gereği olarak tarafların sözlü beyanlarının alınması gerekli görülebilir. Kısacası, dosya üzerinden karar vermenin maddi gerçeğe ulaşmada yetersiz kalacağı veya adil yargılanma hakkını zedeleyeceği her durumda merciin tarafları dinlemesi veya duruşma açması 'gerekli' sayılmalıdır.