AİHM Taner Kılıç kararında, 28 Temmuz 2017 tarihli bankacılık bilirkişi raporunun (§ 15) güvenilirliğini hangi gerekçelerle sorgulamıştır?
AİHM, bu raporun güvenilirliğini, başvurucunun ileri sürdüğü iki temel gerekçeyi kararına yansıtarak sorgulamıştır: 1) Bilirkişinin Yetkinliği: Başvurucuya göre, mahkemenin atadığı bilirkişinin ismi, mahkemenin resmi bilirkişi listesinde yer almamaktadır ve bu kişi bankacılık alanında bir uzman değildir. 2) Raporun Mantığı: Raporda, başvurucunun Bank Asya'da mevduat hesabı varken başka bir bankadan konut kredisi alması 'olağandışı' bulunmuş ve bunun 'ekonomik çıkarlarına uygun hareket etmediği' şeklinde yorumlanmıştır. AİHM, bu yorumun, başvurucunun hesabın sadece çocuğunun okul ücretleri için kullanıldığı yönündeki savunmasıyla nasıl çeliştiğinin veya tek başına nasıl bir suç şüphesi oluşturduğunun açık olmadığını zımnen belirtmiştir. Bu unsurlar, raporun objektifliği ve delil değerini AİHM nezdinde zayıflatmıştır (AİHM Taner Kılıç Kararı, § 15, 104).