Aynı evde oturan ve aralarında menfaat çatışması bulunan iki sanığın (örneğin hırsızlık suçunda baba ve oğul) aynı müdafii tarafından temsil edilmesi, usul hukuku açısından ne anlama gelir? (Bkz. Yargıtay 17. HD, 2016/885)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #272399

Bu durum, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin anılan kararında da belirtildiği gibi, 'savunma hakkının kısıtlanması' anlamına gelir ve temel bir usul hatasıdır. Menfaat çatışması, bir sanığın savunmasının diğer sanığın aleyhine sonuçlar doğurabileceği durumlarda ortaya çıkar. Örneğin, bir sanık suçu diğerinin işlediğini iddia edebilir veya her ikisi de suçu diğerinin azmettirmesiyle işlediğini savunabilir. Aynı müdafiinin, birbiriyle çelişen bu savunmaları aynı anda ve etkili bir şekilde yapması mümkün değildir. Bu, müdafiinin her iki müvekkiline karşı da sadakat ve özen yükümlülüğünü ihlal etmesine yol açar. Bu nedenle, mahkemenin menfaat çatışmasını tespit ettiğinde, sanıklar için ayrı ayrı müdafiler görevlendirilmesini sağlaması gerekir. Bu yapılmadan yargılamaya devam edilmesi, adil yargılanma hakkının ihlalidir ve bozma sebebidir (Yargıtay 17. CD, E. 2015/7385, K. 2016/885).