AİHM Taner Kılıç kararında, Sözleşme'nin 5. maddesi § 1'in ihlal edildiği sonucuna varmasına rağmen, aynı maddenin 4. fıkrası kapsamındaki şikayetlerin bir kısmını (duruşma yapılmaması) neden ihlal olarak görmemiştir? Bu, Sözleşme'nin farklı fıkralarının özerk yorumlandığını mı gösterir?
Evet, bu durum Sözleşme'nin farklı fıkralarının özerk ve kendi özel koşulları içinde yorumlandığını gösterir. 5. maddenin 1. fıkrası, özgürlükten yoksun bırakmanın 'maddi' koşullarını (hukuka uygunluk, makul şüphe gibi) düzenler. 5. maddenin 4. fıkrası ise, bu yoksun bırakmanın yasallığına itiraz edilmesine ilişkin 'usuli' güvenceleri (süratli karar, silahların eşitliği, duruşma hakkı gibi) düzenler. Taner Kılıç davasında AİHM, tutuklamanın maddi temelinin (makul şüphe) en başından beri bulunmadığına karar vererek 5 § 1'i ihlal etmiştir. Ancak, tutukluluk incelemesinin duruşmasız yapılması gibi usuli bir konuyu değerlendirirken, Türkiye'nin 15. madde kapsamındaki derogasyonunu ve o dönemdeki olağanüstü koşulları dikkate alarak, bu usuli kısıtlamanın 'durumun gerektirdiği ölçüde' olduğuna ve 5 § 4'ü ihlal etmediğine karar vermiştir (§ 84). Bir fıkranın ihlal edilmesi, otomatik olarak diğer fıkranın da ihlal edileceği anlamına gelmez; her fıkra kendi kriterleri açısından ayrıca değerlendirilir.