AİHM, Taner Kılıç kararında, 15 Ağustos 2018'de başvurucunun 'yurtdışı çıkış yasağıyla' serbest bırakılmasına karar verildiğini not etmiştir (§ 43). Bu tür bir adli kontrol tedbiri, Sözleşme'nin 5. maddesi (özgürlük ve güvenlik hakkı) kapsamında bir 'özgürlükten yoksun bırakma' olarak kabul edilir mi?
Hayır, kabul edilmez. AİHM içtihadına göre, Sözleşme'nin 5. maddesi kapsamındaki 'özgürlükten yoksun bırakma', kişinin fiziksel özgürlüğünün tamamen kısıtlanması anlamına gelir (gözaltı, tutuklama gibi). Yurtdışı çıkış yasağı, belirli aralıklarla imza atma zorunluluğu gibi adli kontrol tedbirleri ise, kişinin hareket özgürlüğünü (Sözleşme'ye Ek 4 No'lu Protokol'ün 2. maddesi) kısıtlar, ancak 5. madde anlamında bir 'yoksun bırakma' düzeyine ulaşmaz. Kısıtlamanın 'derecesi ve yoğunluğu' bu ayrımda belirleyicidir. Dolayısıyla, başvurucunun yurtdışı çıkış yasağıyla serbest bırakılması, tutukluluğunun sona erdiği ve 5. maddenin uygulama alanından çıktığı anlamına gelir.