HMK m. 119/2, dava dilekçesindeki bazı eksikliklerin tamamlanmaması halinde davanın 'açılmamış sayılmasına' karar verileceğini düzenler. Borçlar Kanunu m. 158 ise, bir davanın usuli bir nedenle reddedilmesi halinde hak düşürücü sürenin işlemesini durduran 60 günlük bir ek süre tanır. 'Davanın açılmamış sayılması' kararı, TBK m. 158'deki ek süreden yararlanmayı sağlar mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #272380

Bu konu doktrin ve Yargıtay'da tartışmalıdır, ancak Yargıtay'ın genel eğilimi, bu imkanı tanıdığı yönündedir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2017/277 sayılı kararındaki karşı oyda da bu görüş savunulmuştur. 'Davanın açılmamış sayılması' kararı, davanın esastan reddi anlamına gelmeyen, usuli bir eksiklikten kaynaklanan bir karardır. Bu durum, TBK m. 158'de belirtilen 'düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması... nedeniyle reddedilmiş olma' haliyle benzerlik gösterir. Hak arama özgürlüğünü geniş yorumlayan yaklaşıma göre, davacının usuli bir hata nedeniyle hak kaybına uğramasını önlemek amacıyla, 'davanın açılmamış sayılması' kararının kesinleşmesinden itibaren de 60 günlük ek sürenin işlemeye başlaması gerektiği kabul edilmektedir.