AİHM, Taner Kılıç kararında, Sözleşme'nin 5. maddesi § 1 (c) ihlali sonucuna ulaşırken, 'objektif bir gözlemci' kriterini kullanmıştır. Bu kriterin anlamı nedir ve somut davada nasıl uygulanmıştır?
AİHM içtihadında 'objektif bir gözlemci' kriteri, bir kişinin suç işlediğine dair şüphenin makul olup olmadığını değerlendirmek için kullanılan varsayımsal bir ölçüttür. Bu gözlemci, tarafsız, makul düşünen, davanın tüm olgularından haberdar olan bir kişiyi temsil eder. Şüphe, sadece soruşturma makamlarının sübjektif kanısına değil, bu objektif gözlemciyi de ikna edebilecek nitelikteki somut olgu ve bilgilere dayanmalıdır. Taner Kılıç davasında AİHM, dosyaya sunulan delilleri (ByLock kullanımı iddiası, gazete aboneliği, banka hesabı vb.) bu objektif gözlemcinin bakış açısından değerlendirmiştir. Mahkeme, bu delillerin, tek tek veya bir bütün olarak, objektif bir gözlemciyi, bir insan hakları savunucusu olan başvurucunun bir terör örgütüne üye olduğu konusunda ikna etmeye yetmeyeceği sonucuna varmıştır. Bu nedenle 'makul şüphe' standardının karşılanmadığına karar vermiştir (AİHM Taner Kılıç Kararı, § 114).