TCK m. 32/1 kapsamında cezai ehliyeti bulunmadığı tespit edilen sanık hakkında Cumhuriyet Başsavcılığının doğrudan 'kovuşturmaya yer olmadığına' karar verip, güvenlik tedbiri için Sulh Ceza Hakimliğine başvurması usulen doğru mudur? Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2013/8312 sayılı kararı bu konuda nasıl bir yol göstermiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #272371

Usulen doğru değildir. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin anılan kararında belirtildiği üzere, TCK m. 32/1 uyarınca sanığa ceza verilmeyip güvenlik tedbirine hükmedilebilmesi, ancak sanığın iddia olunan suçu işlediğinin bir 'yargılama faaliyeti' sonucunda sabit olması koşuluna bağlıdır. Sanığın suçu işleyip işlemediği, eylemin suç oluşturup oluşturmadığı gibi hususlar, ancak bir mahkeme tarafından, kamu davası açılarak yapılacak bir yargılama ile tespit edilebilir. Cumhuriyet savcısının soruşturma aşamasında bu tespiti yaparak kovuşturmaya yer olmadığına karar vermesi, mahkemenin görev alanına giren bir yetkiyi kullanması anlamına gelir. Dolayısıyla, savcılığın yapması gereken, sanığın akıl hastası olduğu şüphesiyle birlikte iddianame düzenleyerek kamu davası açmak ve nihai kararın (ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri) mahkeme tarafından verilmesini sağlamaktır (Yargıtay 14. CD, E. 2013/6318, K. 2013/8312).