Ön inceleme duruşması tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemeyeceği (HMK m. 137/2) emredici bir kuraldır. Mahkemenin bu kurala aykırı olarak, ön inceleme duruşması yapmadan keşif ve bilirkişi incelemesi gibi tahkikat işlemleri yapmasının sonucu nedir? (Bkz. Yargıtay 1. HD, 2017/3085)
Bu durum, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin anılan kararında da belirtildiği gibi, HMK'nın emredici hükmüne açık bir aykırılıktır ve tek başına bozma nedenidir. Ön inceleme, tahkikatın sağlıklı ve düzenli yürütülmesinin ön şartıdır. Uyuşmazlık konuları belirlenmeden, hangi vakıaların çekişmeli olduğu saptanmadan keşfe gidilmesi veya bilirkişi incelemesi yapılması, hem gereksiz masrafa yol açabilir hem de yargılamanın odağının dağılmasına neden olabilir. Mahkeme, usulüne uygun bir ön inceleme duruşması yaparak tahkikatın çerçevesini çizmekle yükümlüdür. Bu usuli sıralamaya uyulmaması, yargılamanın temelden sakat olduğu anlamına gelir ve kararın bozulmasını gerektirir (Yargıtay 1. HD, E. 2015/688, K. 2017/3085).