TCK m. 57/3, hakkında güvenlik tedbirine hükmedilen akıl hastası serbest bırakıldıktan sonra, sağlık kurulu raporunda 'tıbbi kontrol ve takibinin gerekip gerekmediğinin, gerekiyor ise, bunun süre ve aralıklarının' belirtilmesini öngörür. Mahkemenin, sanık hakkında güvenlik tedbirine hükmederken, henüz infaz aşamasına geçilmeden ve sanığın tedavi süreci bilinmeden, bu takip süre ve aralıklarını peşinen belirlemesi hukuka uygun mudur?
Hukuka uygun değildir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2017/5703 sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu hususların belirlenmesi infaz aşamasına aittir. Sanığın ne zaman serbest bırakılabileceği, serbest bırakıldıktan sonra tıbbi kontrol ve takibinin gerekip gerekmediği ve bunun süre/aralıklarının ne olacağı, sanığın yerleştirildiği yüksek güvenlikli sağlık kuruluşunun, tedavi sürecini ve sanığın durumundaki gelişmeleri değerlendirerek düzenleyeceği sağlık kurulu raporuyla tespit edilir. İlk derece mahkemesinin hüküm aşamasında, bu infaz sürecini ve sonuçlarını öngörerek peşinen karar vermesi, infaz makamlarının ve infaz hakiminin yetkisine müdahale anlamına gelir ve infazda tereddütlere yol açar. Mahkeme, güvenlik tedbirine hükmetmekle yetinmeli, infaz rejiminin detaylarını infaz aşamasına bırakmalıdır (Yargıtay 18. CD, E. 2015/33211, K. 2017/5703).