TCK m. 32/1 uyarınca akıl hastalığı nedeniyle hakkında güvenlik tedbirine hükmedilen bir sanığın, suçu işlediği sırada 'paranoid sendrom' hastası olduğu anlaşılıyorsa, CMK m. 150/2 uyarınca müdafi görevlendirilmesi zorunlu mudur? Bu zorunluluğa uyulmamasının sonucu nedir?
Evet, zorunludur. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2015/24 sayılı kararında da belirtildiği gibi, akıl hastalığı nedeniyle vesayet altında bulunan veya hakkında bu yönde ciddi bir rapor olan sanık, CMK m. 150/2 anlamında 'kendisini savunamayacak derecede malul' kabul edilir. Bu nedenle, sanığın talebi olup olmadığına bakılmaksızın, kendisine zorunlu müdafi atanması gerekir. Bu zorunluluğa uyulmadan yargılamaya devam edilip hüküm kurulması, Anayasa, AİHS ve CMK ile güvence altına alınan 'savunma hakkının' esaslı bir şekilde kısıtlanmasıdır ve mutlak bozma nedenidir. Mahkemenin, hükmü bozarak, sanığa müdafi atandıktan sonra yargılamanın yeniden yapılmasına karar vermesi gerekir (Yargıtay 4. CD, E. 2013/41923, K. 2015/24).