AİHM, Taner Kılıç kararında, 31 Ocak 2018'de başvurucunun salıverilmesine karar verilmişken, aynı gün Cumhuriyet Savcısının itirazı üzerine bu kararın kaldırılmasını nasıl değerlendirmiştir? Bu durum, 5. madde ihlali tespitinde rol oynamış mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #272321

AİHM, bu durumu, tutukluluğun keyfiliğini ve dayanıksızlığını gösteren önemli bir olgu olarak değerlendirmiştir. 31 Ocak 2018'deki tahliye kararı, özellikle 'Mor Beyin' tuzağını ortaya koyan bilirkişi raporundan sonra verilmişti ve tutukluluğun temel dayanağının çöktüğünü gösteriyordu (§ 37). Ancak, aynı gün savcının itirazı üzerine, bir üst mahkemenin (İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi) bu yeni ve önemli delili dikkate almaksızın, yine ByLock kullanımı ve diğer eski iddialara dayanarak tahliye kararını kaldırması (§ 39), yargısal kararlar arasındaki tutarsızlığı ve tutukluluğun devamının sağlam bir zemine oturmadığını ortaya koymuştur. Bu olay, AİHM'in, tutukluluğun devamı için 'ilgili ve yeterli' gerekçelerin bulunmadığı ve 'makul şüphe'nin en başından beri mevcut olmadığı yönündeki genel tespiti içinde önemli bir kanıt olarak rol oynamıştır.