Bir hırsızlık davasında, sanığın aynı evde yaşayan baba ve oğula ait pantolon ceplerinden para çalması eylemi tek bir suç mu, yoksa birden fazla suç mu oluşturur? Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 2016/885 sayılı kararına göre, mahkemenin bu konuda hangi hususu tartışması gerekirdi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #272319

Bu durum, TCK m. 43'te düzenlenen 'zincirleme suç' veya 'aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi' hükümleri kapsamında değerlendirilmelidir. Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin anılan kararında, mahkemenin öncelikle 'sanığın çaldığı eşyaların farklı kişilere ait olduğunu bilip bilmediği veya bilebilecek durumda olup olmadığını' tartışması gerektiği belirtilmiştir. Eğer sanık, paraların farklı kişilere ait olduğunu biliyor veya bilebilecek durumda ise, mağdur sayısınca (iki ayrı) hırsızlık suçu oluşur ve bu suçlar arasında zincirleme suç hükümleri (TCK m. 43/2 atfıyla m. 43/1) uygulanarak ceza artırılır. Eğer sanık, paraların tek bir kişiye ait olduğunu zannederek hareket etmişse, yani fiili hataya düşmüşse, tek bir hırsızlık suçundan sorumlu tutulması gerekir. Mahkemenin, bu hususu tartışmadan doğrudan TCK m. 80 (eski TCK) veya yeni TCK m. 43'ü uygulaması eksik incelemedir (Yargıtay 17. CD, E. 2015/7385, K. 2016/885).